“Мы чего-то ждем с завтрашнего дня. ”
“Ка́ждой, да́же са́мой си́льной же́нщине ну́жен кто-то, кто бу́дет дари́ть ей… Нет, не цветы́, не пода́рки… Кто бу́дет дари́ть ей эмо́ции….”
“Kadınlar, hatta en güçlü kadınlar bile kendisine hediye edilecek bir şeye ihtiyaç duyarlar …. Hayır, ne çiçekler ne de hediyeler…. Onlara gerçek duygular verecek birini….”
“Е́сли он захо́чет, что́бы ты прису́тствовала в его́ жи́зни, он добьётся э́того. Ты не должна́ сража́ться за э́то ме́сто. ”
“Eğer sen onun hayatındaysan ve o seni gerçekten istiyorsa, o bunu yapacaktır. Senin o yere ulaşmak için mücadele etmene gerek yok. ”
“Не ва́жно с кем ты прово́дишь вре́мя….шу́тишь и смеёшься, а гла́вное о ком ты ду́маешь, закрыва́я глаза́… ”
“Kiminle vakit geçirdiğin önemli değil … şakalaştığın veya gülümsediğin, önemli olan gözlerini kapattığın zaman kimin hakkında düşündüğündür. ”
“Е́сли вас демонстрати́вно не замеча́ют, зна́чит ва́ми всерьёз интересу́ются… ”
“Eğer gösterişli bir şekilde fark edilmediyseniz o zaman ciddi bir şekilde ilgileniyorsunuz demektir. ”
“До́брые слова́ мо́гут быть кра́ткими и лёгкими, но их э́хо вои́стину бесконе́чно. ”
“İyi kelimeler kısa ve kolay olabilir ancak yankıları gerçekten sonsuzdur. ”
“Тому́, кто лю́бит жизнь, никогда́ не хва́тит слов, чтоб её описа́ть… ”
“Hayatı sevenler için, hiç bir zaman onu tanımlayacak yeterli kelimeler yoktur… ”
“Люблю́ его́ арома́т, люблю́ слы́шать, как он ды́шит, люблю́ наблюда́ть за его́ взгля́дом, люблю́, про́сто, когда́ он ря́дом. ”
“Onun kokusunu seviyorum, nefes alışını dinlemeyi seviyorum, gözlerini seyretmeyi seviyorum, yalnızca o yanımdayken.”
“У ка́ждого из нас есть свой чемода́н сча́стья и чемода́н гру́сти – для равнове́сия. ”
“Her birimizin kendi mutluluk ve hüzün valizlerimiz vardır – Denge için.”
“Два самых могущественных воина: терпения и времени. ”
“En güçlü iki savaşçı; sabır ve zamandır. ”
“Может быть, жизнь была хорошей, когда ты ошибся. ”
“Belki de hayat yanlış anlayınca güzeldi. ”
“Мы учились у людей, которые говорили не идти, быть одному. ”
“Gitmem diyenlerden öğrendik, yalnız kalmayı. ”
“Мы стали бояться любить его, и это ваша работа. ”
Sevmeye korkar hale geldik ve bu sizin eseriniz. “”
“Мы чего-то ждем с завтрашнего дня. ”
“Yarından bir şeyler beklemekle geçiyor ömrümüz. ”
“Некоторые вещи не могут повториться, мы попрощались с этими чувствами. ”
“Yeniden olamaz bazı şeyler, o duygularla vedalaştık. ”
“Пока ты ребенок, я готов качаться в своем сердце. ”
“Sen yeter ki çocukluk yap, gönlümde salıncağın hazır. ”
“Есть вещи, которые стоят того, чтобы им хранили верность. Например, кофе. ”
“Sadık kalmaya değer şeyler var. Örneğin, kahve ”
“Я не знаю формулу успеха, зато я знаю формулу провала – это попытка понравиться всем. ”
“Başarının formülünü bilmiyorum ama başarısızlığın formülünü biliyorum – Bu herkesi memnun etme girişimi. ”
“В чужих дорогах – нет твоей. В твоей – есть все дороги… ”
“Diğer insanların yollarında seninki yok, Senin yolunda bütün yollar var. ”
“Обнять — это уже замечательный повод приехать. ”
“Sarılmak – ona yakın olmak için harika bir sebeptir. ”
“Я ревную, если ты мой, других не будет. Ну вот. ”
“Kıskancım ben eğer benimsen diğerleri olmayacak. O kadar. ”
“Сколько ночей я плачу одна. Я не хочу, чтобы они утешали себя. Какая боль. ”
“Kaç gece yalnız başıma ağlamışlığım var benim. Kendi kendime teselli etmelerim. Ne acı. ”
“Я не забываю, что ты расцветаешь для кого-то другого, когда тонешь, как шип во мне. ”
“Bana diken gibi batarken başkasına çiçek açışını da unutmam artık. ”
“Но это не работает, не так ли? Чем больше вы хотите что-то, тем больше он не работает ”
“Ama olmuyor değil mi? Bir şeyi ne kadar istersen, o kadar olmuyor. ”
“Когда мы начинали жизнь, мы выбрали одного игрока. Что это за одиночество? ”
“Hayata başlarken single player mi seçtik. Bu nasıl bir yalnızlıktır lan? ”
“Kadınlar, hatta en güçlü kadınlar bile kendisine hediye edilecek bir şeye ihtiyaç duyarlar …. Hayır, ne çiçekler ne de hediyeler…. Onlara gerçek duygular verecek birini….”
“Е́сли он захо́чет, что́бы ты прису́тствовала в его́ жи́зни, он добьётся э́того. Ты не должна́ сража́ться за э́то ме́сто. ”
“Eğer sen onun hayatındaysan ve o seni gerçekten istiyorsa, o bunu yapacaktır. Senin o yere ulaşmak için mücadele etmene gerek yok. ”
“Не ва́жно с кем ты прово́дишь вре́мя….шу́тишь и смеёшься, а гла́вное о ком ты ду́маешь, закрыва́я глаза́… ”
“Kiminle vakit geçirdiğin önemli değil … şakalaştığın veya gülümsediğin, önemli olan gözlerini kapattığın zaman kimin hakkında düşündüğündür. ”
“Е́сли вас демонстрати́вно не замеча́ют, зна́чит ва́ми всерьёз интересу́ются… ”
“Eğer gösterişli bir şekilde fark edilmediyseniz o zaman ciddi bir şekilde ilgileniyorsunuz demektir. ”
“До́брые слова́ мо́гут быть кра́ткими и лёгкими, но их э́хо вои́стину бесконе́чно. ”
“İyi kelimeler kısa ve kolay olabilir ancak yankıları gerçekten sonsuzdur. ”
“Тому́, кто лю́бит жизнь, никогда́ не хва́тит слов, чтоб её описа́ть… ”
“Hayatı sevenler için, hiç bir zaman onu tanımlayacak yeterli kelimeler yoktur… ”
“Люблю́ его́ арома́т, люблю́ слы́шать, как он ды́шит, люблю́ наблюда́ть за его́ взгля́дом, люблю́, про́сто, когда́ он ря́дом. ”
“Onun kokusunu seviyorum, nefes alışını dinlemeyi seviyorum, gözlerini seyretmeyi seviyorum, yalnızca o yanımdayken.”
“У ка́ждого из нас есть свой чемода́н сча́стья и чемода́н гру́сти – для равнове́сия. ”
“Her birimizin kendi mutluluk ve hüzün valizlerimiz vardır – Denge için.”
“Два самых могущественных воина: терпения и времени. ”
“En güçlü iki savaşçı; sabır ve zamandır. ”
“Может быть, жизнь была хорошей, когда ты ошибся. ”
“Belki de hayat yanlış anlayınca güzeldi. ”
“Мы учились у людей, которые говорили не идти, быть одному. ”
“Gitmem diyenlerden öğrendik, yalnız kalmayı. ”
“Мы стали бояться любить его, и это ваша работа. ”
Sevmeye korkar hale geldik ve bu sizin eseriniz. “”
“Мы чего-то ждем с завтрашнего дня. ”
“Yarından bir şeyler beklemekle geçiyor ömrümüz. ”
“Некоторые вещи не могут повториться, мы попрощались с этими чувствами. ”
“Yeniden olamaz bazı şeyler, o duygularla vedalaştık. ”
“Пока ты ребенок, я готов качаться в своем сердце. ”
“Sen yeter ki çocukluk yap, gönlümde salıncağın hazır. ”
“Есть вещи, которые стоят того, чтобы им хранили верность. Например, кофе. ”
“Sadık kalmaya değer şeyler var. Örneğin, kahve ”
“Я не знаю формулу успеха, зато я знаю формулу провала – это попытка понравиться всем. ”
“Başarının formülünü bilmiyorum ama başarısızlığın formülünü biliyorum – Bu herkesi memnun etme girişimi. ”
“В чужих дорогах – нет твоей. В твоей – есть все дороги… ”
“Diğer insanların yollarında seninki yok, Senin yolunda bütün yollar var. ”
“Обнять — это уже замечательный повод приехать. ”
“Sarılmak – ona yakın olmak için harika bir sebeptir. ”
“Я ревную, если ты мой, других не будет. Ну вот. ”
“Kıskancım ben eğer benimsen diğerleri olmayacak. O kadar. ”
“Сколько ночей я плачу одна. Я не хочу, чтобы они утешали себя. Какая боль. ”
“Kaç gece yalnız başıma ağlamışlığım var benim. Kendi kendime teselli etmelerim. Ne acı. ”
“Я не забываю, что ты расцветаешь для кого-то другого, когда тонешь, как шип во мне. ”
“Bana diken gibi batarken başkasına çiçek açışını da unutmam artık. ”
“Но это не работает, не так ли? Чем больше вы хотите что-то, тем больше он не работает ”
“Ama olmuyor değil mi? Bir şeyi ne kadar istersen, o kadar olmuyor. ”
“Когда мы начинали жизнь, мы выбрали одного игрока. Что это за одиночество? ”
“Hayata başlarken single player mi seçtik. Bu nasıl bir yalnızlıktır lan? ”







