n2006

n2006 Türkcə 8-09-2024, 23:30

Kara Boncuk “Her aşk biraz karanlıktır” hikaye

Kara Boncuk “Her aşk biraz karanlıktır” hikaye
1 BÖLÜM.

‘’RUHU BEDENİNDEN KÜRTAJINI İSTEDİ’’.

Fidan Aslan.

Boncuk, için soğuk havaya bakınca karın yağacağını anlamak zor değildi. Sahilden, denizden ayrılamıyordu. Buz gibi betonda biraz daha böyle oturursa çocuğu olamayacak diye düşünüp buna gülümsedi. Anne olmak belki de tek hayaliydi.

Gün yeniydi ama o akşamdan kalma gibiydi. Yüzü bazen küçük bir çocuğun dudak büzmeleri gibiydi. Evet, küçük dudakları yine hayata büzülmüştü.Mutluluğu saliseler içinde parçalanan bir küçük kadındı o. Bazen bir muzun kabuğuyla kayıp düşen umutları vardı onun. Altında kalan küçük elleri gibi. Kırık bir kalbi, beresinin altındaki karmaşık bir aklı.

Bu koca yalnızlığı, insanların değimiyle “Sıska’’ vücuduna göre çok büyüktü. Canını fazlaönemseyenlerden değildi. Onun için bu sahil manzarası onun iki göz kira, harabe evinden dahagüzeldi. Burada yalnız değildi. Mesela...Simitçi Reşit abisi, mendilci çocuk Efe, herkese atıp tutan falcı Nazoş ve ekmeğini paylaştığı balıklar...Martıların sesiyle, müzik şöleni sunan hırçın denizin dalgalarına içinden...’’Müzik bu’’ diye geçirdi.

‘’Şarkı sözlerin dibi tutsa ve sadece melodiler kurtulsa’’ diye dudaklarının altında mırıldandı.Bakışlarını dalgalarla mavinin sevişmesine çevirdi.

Dalgaların sesini gözlerini açmadan hissederken;dudakları susmadı. "Yalnızlık, benim tek aydınlığım. Dalıp takıldığım sakarlığım. Kimsesiz kalbimin soğuk duvarlarını ilk çizen, ben olmak isterim’’.

‘’Mazoşist’’ koydu parçasının adını. Bir şekilde bu hayatta kalmalıydı Boncuk. Bu ölen anne babasına verdiği sözüydü. Koca bir yalnızlıkta hayat geçirmekti niyeti. Yalnızlığını denize dökse, balıklar kıyılara vururdu. Ruhu hep bir intiharın eşiğinde dolanıyordu.

Tıpkı küçük bir çocuğunun uçurumun önünde oynaması gibi. Ruhu öyle tehlikedeydi. Ruhu bedeninden kürtajını istedi. Aslında yorulmakta ruhun bir nevi ölümüydü. Kalbi salaş, ruhu dağınık.

Simetri bir havanın en dağınık insanıydı o gün. Gri şehri siyah beyaz insanlarıyla süsleniyordu. Hayat bu üç renkle bakıyordu küçük yüzüne. Artık gitmesi gerekirdi, çünkü bir işi görüşmesi vardı. Eğer bu ayda kirasını ödeyemezse onu ev sahibi Aysel'in elinden kimse almazdı.

Boncuk, Otobüse binerken yolda olan kazayı izledi. Korktu. Kazaları sevmezdi. Çünkü bir kaza onu hayatına, umutlarına veda ettirmişti. Daha 6 yaşındayken bir kaza sonucu ailesini kaybetmişti.Söylenenlere göre babası içkili ve hızlı kullandığı için kaza yapmıştı. Ama bu durum saçma buluyordu.

Namaz kılan birisi, neden içki içer ki? Bir adam dinini, bunca yıllık ibatedetini niye hiçe saysın?Geçmişi peşini bırakmıyordu. Yağacaktı bir gün doğrular yüzüne. Yağmasa da, o yağacaktı gerçeklere.

Soru işaretleri beyninden kalbine gebe kalmıştı. Daha ailesinin kırkı çıkmadan öz amcası tarafından yurda verilmişti. Babasının canını hiç tanımadığı insanlar yaktı. Ve en sonunda dayanamadı küçük kadın, bütün acı dolu cam kırıkları kesik attı gözlerine. Acısı sessiz sessiz aktı gözünden yanaklarına.

Ağlamalıydı... Çünkü hiç bir acı ıslanmadan büyümezdi.

Dakikalar sonra karşısında durduğu, sanat eseri olan mekanı izlemeyi bırakıp içeri girdi. Onukarşılayan mekanı şaşkınlıkla izledi. Bütün masaların dolu olduğunu fark etti. Yüzü yine düştü. Bu şık mekana kim işe alırdı ki onu? Pes edip gidecekken, ona doğru gelen yaşlı adama dikkat kesildi.

‘’Mekanın aşçısıyım’’diyen bir hava vardı adamın tombul yüzünde. Ve hayatında yaşadığı en ilginçolaylardan biri olmuştu Boncuk için. O gün, Garson ilanı için geldiği mekanda, şef asistanı olarak işi alınmıştı. Yaşlı adam ona şans vermişti. Bu Hayatında aldığı ilk şanstı bakır kızın. ‘’Bugün yardımcı çalışanımı büyük bir hatası yüzünden işinden kovdum. Tabi dışarda ki kalabalığa bakarsak, kovmayı ertelerdim. Karşıma çıkman bir tesadüf, veya senin için bir şans olduğuna şimdi sen karar vereceksin. Şuan seni tanımasam bile, inan ki yardımına ihtiyacım var''

Yıllardır balığını, şefin elinden yiyen ünlü bir iş adamı; bugün mekana teşrif ediyordu. Yaşlı şefinendişesi, bu yüzdendi. Etrafta onun için asistanlığını yapan boş çalışanı yoktu ve Boncuk tam zamanında gelmişti. Dakikalar sonra bakır saçlı kızla birlikte, balığı hazırlayıp fırına vermeninmutluluğunu yaşamıştılar. Boncuk hızlıydı bu işlerde ve şefinde ilk günden gözü tutmuştu bu bakır saçlı kızı.

Beklenen iş adamı mekana teşrif etmiş ve balık masaya servis edilmeyi bekliyordu.Telefon konuşması için yanından ayrılan yaşlı adamla, küçük kadın mutluluğunu içinden yaşadı.

Bu heyecanla, kalbi bir kuşun kanadı gibi çırpıyordu. Oysa bir kaç dakika sonra mutluluk kanatlarına ağır basıp, kalbinden sarkıtılacaktı. Kalbi küçük, mutluluk duygusu ağırdı bakır saçlı kadın için.

Yetimhaneden arkadaşı olan Kader’i aradı. Kader Yılmaz onun bu hayattaki tek yaşama varlığıydı. İki dakika içinde ne hayaller kurdu. İlk önce ev sahibi Aysel'i susturacaktı.

Daha sonra ise doğacak olan kız yeğenine, istediklerini alacaktı. Bu hayallerde kendisinden başka her şey vardı. Kendine boş bir yer buldu ve Kaderi aradı.

Kumbarası mutlu olmak için tıkanmış, ruhu kırılmaya alışmış gibiydi. Yazık bakır saçlı küçük kadına, hala ne çok mutluydu. Oysa ağlamak yakışıyordu ‘’kırmızı kahveyi’’ gözlerine. Şimdi de ağlayacak, acı çok güzel yakışacaktı bakır kadına. Telefon açıldı, nefesi tutuldu. Bu elinin, sürekli kalbine gitmesinden belliydi.

Yoksa kadının kalbiyle bir sorunu yoktu. Kalbi boş ve yalnızdı. Âmâ bir gün kalbiyle mutlaka işiolacaktı. ‘’Kader, aldım işi. Şans bize de güldü kardeşim”. Ayaklarını küçük çocuklar gibi yere vurdu.

Neyseki bunu kimse görmemişti. Deli Boncuk, hasta ruhuna yakışıyordu adeta. Artık mutfakta birkaç kişi kalmıştı. Anlaşılan mekandaki kalabalık azalıyordu. Ve çok geçmeden Kulağına Kader'in hıçkırık sesleri doldu. Mutluluk resmi bu sesle yırtılıyordu. Tebessüme ait hiçbir şey yoktu artık. Acı vardı.

Baharat sevenlerin sevemeyeceği bir acı. Bir boşluk buldu beyninde, düşer gibi oldu. Oysa Daha düşmesine vardı. "Ka...ader ne oldu?". Sesi titrekti. Ve o an kalbi beyninde ki boşluğa sürüklendi.

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Bəyən Sevgi Gülüş Şok Üzgün Əsəbi
301 438 289 275 308 294

Oxşar xəbərlər Digər trend xəbərləri

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Məlumat Sizin rəyə rəy yazmaq 15 gündən sonra mümkündür.